3 Şubat 2026, Salı
23:00

ABD DEVLETİ TERUMP HÜKÜMETİ

ABD DEVLETİ TERUMP HÜKÜMETİ

ABD DEVLETİ

TRUMP 

HÜKÜMETİ...

 

Jeffrey Epstein dosyası bir skandalı değil, bir hatırlatmayı anlatıyor.

 

Bu olay vicdanen zaten hükmünü aldı. Asıl mesele, bu dosyanın neyi hatırlatmak için açıldığıdır.

 

Bu dosya sokak için açılmadı.

Seçmen için açılmadı.

Sosyal medya için hiç açılmadı.

 

Dosyanın muhatabı kamuoyu değildi. Mesaj, sistemin içindeki muhataplara verildi.

 

Muhataplar belliydi. Federal bürokraside görev almış ya da almakta olanlar. Yargı ve savcılık çevreleri. İstihbaratla temas etmiş siyasetçiler. Medya ve finans dünyasında dokunulmaz olduğunu sanan aktörler. Yani geçmişte korunmuş, bugün hâlâ korunacağını varsayan yapı.

Dosya bu yüzden kusursuz açılmadı. Kusursuz olsaydı bu bir bilgilendirme olurdu. Net bir çerçeve, açık hedef ve temiz bir hukuk dili görürdük. Bunun yerine bilinçli bir belirsizlik bırakıldı. Kim, ne zaman, hangi ayrıntıyla yeniden gündeme gelir belli değil. Baskı tam olarak buradan doğuyor.

Koruma otomatik değildir.

Bu noktadan sonra mesele tek bir dosya olmaktan çıkar. Bir devlet refleksine dönüşür. Devlet dosya açıyorsa, hükümet sınırı çoktan aşmış demektir. Dosya, devletin tuttuğu yetki ihlali kaydıdır.

Dünyanın güçlü ülkelerinde devlet ile hükümet aynı şey değildir. Hükümet geçicidir, devlet süreklidir. Hükümet karar alır, devlet hafıza tutar. Bu ülkelerde devlet bağırmaz, tehdit etmez, açıkça düşürmez. Devlet hatırlatır.

Dosyalar yakılmaz, kapatılmaz, unutturulmaz. Bekletilir.

Zamanı geldiğinde kusursuz bir hukuk diliyle değil, kusurlu ama etkili bir hatırlatmayla açılır. Amaç suç üretmek değil, yetki sınırını hatırlatmaktır. Bu yüzden bu ülkelerde skandallar sistemi çökertmez, sertleştirir. Bir isim gider, devlet kalır. Bir hükümet zorlanır, düzen ayakta durur.

Güç buradadır. Çünkü asıl güç, dosyayı açmakta değil, açabileceğini herkesin bilmesindedir.

Zayıf ülkelerde ise aynı mekanizma tersine çalışır. Orada dosya bir hatırlatma değildir. Tehdittir. Hukuk için açılmaz, itaat üretmek için kullanılır.

Kim susacaksa dosya onun içindir.

Kim hizaya girecekse dosya onun içindir.

Kim tasfiye edilecekse dosya orada bekletilir.

Bu düzende istihbarat denge kurmaz. Yargı sınır çizmez. Savcılık hukuk aramaz. Medya kamuoyu oluşturmaz. Bürokrasi devlet aklı üretmez.

Devlet burada özne değildir. Konuşamaz, itiraz edemez, refleks üretemez. Çünkü artık ayakta duran bir yapı değil, kullanılan bir aygıttır.

Fark tam olarak buradadır. Güçlü ülkelerde dosya devleti ayakta tutar. Zayıf ülkelerde dosya devleti susturur.

Güçlü ülkelerde hükümet geçicidir, devlet kalıcıdır. Zayıf ülkelerde hükümet kalıcı sanılır, devlet geçici hâle gelir. Bu yüzden güçlü ülkelerde krizler yıkmaz, düzeni sertleştirir. Zayıf ülkelerde ise her kriz devleti biraz daha çöker. Çünkü devlet, kendini koruyacak hafızayı çoktan kaybetmiştir.

Bu dosyada yer alan fiiller, insanlık onuruna aykırı, ahlaken iğrenç ve hukuken ağır suç niteliği taşıyan eylemlerdir.

Epstein dosyası bu yüzden bir skandal değildir. Bu dosya, kimin suçlu olduğundan çok, kimin dokunulmaz olmadığını gösterir.

Güçlü devletler bağırmaz.

Tehdit etmez.

İfşa etmez.

Hatırlatır.

Zayıf ülkelerde ise iktidar hatırlatmaz.

İtaat üretir.

İki dünya arasındaki fark budur.

Çetin Ay

BWA Başkanı

Not

Bu metin, herhangi bir ülkeye, kuruma, kişiye veya güncel siyasi sürece atıf yapmayan, karşılaştırmalı ve teorik bir devlet analizi çerçevesinde kaleme alınmıştır.